3.12.2009
Bu sabah Virgin Radio'daydım!
Odama girdiğimde ise oda arkadaşımın dün akşam bir kaza geçirdiğini öğrendim, kendisi ve şoför arkadaşının ehliyet kemerleri takılı olmasaymış, her ikisi de şu anda aramızda olmayacaktı. Önce emniyet. Emniyet kemerlerimizi lütfen şehir içinde de sürekli takalım.
Detaylar az sonra....
Kadına Şiddete Son
Ülkemizin dört ayrı ilinden, 16, 24, 46 ve 64 yaşlarındaki dört farklı kadına uygulanan şiddeti bu hafta içerisinde basına yansıyan haberlerden öğrendik. Sizinle de paylaşmak istedim bu dört haberi.
Kadınlardan en genci, 16 yaşındaki Medine, Adıyaman’da 2 ay önce polise giderek dedesi Fethi Memi’yi kendisini dövdüğü gerekçesiyle şikayet etmiş. “Erkeklerle konuştuğu” gerekçesiyle kendisini döverek, şiddete maruz bıraktığını ileri süren Medine’nin şikayetinin ardından, dede Fethi Memi hakkında işlem başlatılmış.
Peki ailesinin polise kayıp ihbarı yaptığı 16 yaşındaki Medine nerede bulundu? Gelen bir ihbar neticesinde, evinin bahçesinde gömülü olarak bulundu. Haberlere göre, “Yaklaşık 4 saat süren ve 2 metre derinliğinde yapılan kazıda, genç kızın oturur vaziyette, boğazına eşarp sarılı haldeki çürümeye yüz tutmuş cesediyle karşılaşıldı. Genç kızın cesedi gömüldüğü yerden çıkarılarak ilk olarak Kahta Devlet Hastanesi morguna, ardından da kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için Malatya Turgut Özal Tıp Fakültesi’ne gönderildi”.
24 yaşındaki Dilek ise, evde tartıştığı eşinden kaçmaya çalışırken, kocası tarafından sırtından tabancayla vurulmuş ve kaçabildiği son nokta olan apartman girişinde vefat etmiş. “Asayiş Şube Müdürlüğüne getirilen Osman Ö’nün üzerinde suç aleti tabanca ele geçirilmiş". Dilek ve Osman Ö’nün ailevi sebepler nedeniyle yaklaşık 1,5 yıldır tartıştığı da haberlerde kayıtlı. Olay Kocaeli’nde meydana gelmiş.
46 yaşındaki Türkmenistan uyruklu Z.G adlı kadın ise diğerlerine göre daha “şanslıymış”. İstanbul İkitelli Köyiçi'ne gitmek için Şirinevler'den minibüse binen Z.G. minibüsün şoförü tarafından önce dövüldü, sonra da tecavüze uğramış. Geçtiğimiz Pazar günü, gündüz yaşanan olaya göre, Z.G adlı kadın, tüm yolcular son durağa gelmeden minibüsten inice, şoför S.H (39) ile yalnız kalmış. Şoför, minibüs güzergahından çıkarak, farklı bir yola sapmış, kadının uyarısına rağmen şoför S.H. minibüsü Başakşehir Onurkent kavşağına götürmüş ve kapıları kilitleyerek kadını dövmüş. Ardından yarı baygın haldeki kadına tecavüz edip, minibüsten atmış. Kadın, ana yola çıkarak yardım istemiş. Vatandaşlar tarafından hastaneye kaldırılan Z.G'nin verdiği ifade doğrultusunda Başakşehir Asayiş Büro Amirliği Ekipleri tarafından yakalanan zanlı suçlamaları kabul etmeyip "para karşılığı birlikte olduk" dese de tutuklanarak cezaevine gönderilmiş.
64 yaşındaki Zeynep Adıgüzel ise, Konya'da işçi emeklisi kocası, 69 yaşındaki Mehmet Ali Adıgüzel’den, çocuklarının yanlarına taşınmasına karşı çıktığı için yumrukla dayak yiyerek, hastanelik olmuş. Gözü moraran, kolu kırılan ve vücudunda ezikler oluşan Zeynep Adıgüzel tedavi altına alınmış. Gözaltına alındıktan sonra başında takkesi ve elinde tespihle sağlık kontrolünden geçirilmek üzere hastaneye getirilen Mehmet Ali Adıgüzel ise rahat tavırlarıyla dikkat çekmiş.
Habere göre, “kavga seslerini duyarak eve gelen komşuları, Mehmet Ali Adıgüzel'i sakinleştirmeye çalışırken, polis ekipleri ve 112 acil servis ekibi çağırılmış. Peki ya, komşular yetişmeseydi veya ilgilenmeseydi ne olacaktı acaba? “Olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmiş”.
25.11.2009
Coffee for Mona Lisa
21.11.2009
her zaman her yerde...
Fazla soze gerek yok.
Fiyatlara ve etiket açıklamalarına dikkat!
9.11.2009
27.10.2009
23.10.2009
30.09.2009
Çöp üretmeden yaşayabilir misiniz?
Matthew ve Waveney, Yeni Zellanda da bir köpek ve iki tavukla beraber yaşıyorlar. Matthew haftada 30 saat çalışıyor. Waveney'in ise yarı zamanlı bir işi var. Çocukları yok. Arabaları var ama bisiklete binmeyi tercih ediyorlar.
Yiyeceklerimizinden artan çöpleri evimizin bahçesindeki komposta gömdük. Kağıt ve bunun gibi şeyleri geri dönüşüm kutularına bıraktık. İnsanlar tüm bu çabayı niye verdiğimizi soruyor... Uzun zamandır doğaya verdiğimiz zararın farkında olarak yaşıyorduk. Bundan dolayı da vicdan azabı duyuyorduk. Yaşam tarzımızın gezegeni yokettiğinin farkındaydık. -Şeylerin hikayesi- adlı bir belgesel seyrettim.Tükettiklerimizin gezegeni nasıl yokettiğini gördüm. Bunun ardından düşünmeye başladık... Bunun üzerine küçük ama ölçülebilir bir hedef koymaya karar verdik. Ve hedefimizi bulduk -ailemiz bir yıl boyunca çöp üretmeyecekti- Bu çok kolay bir iş değildi. Ancak zamanla alıştık. Aldığımız her ürünü almadan önce kendimize şu soruyu soruyorduk -aldığım bu şey çöp arazilerinin dolmasına katkıda bulanacak mı?- Zamanla bu soruyu sormaya alıştık. Yaşam tarzımız değişti ama çok zorlanmadık.2008 yılı boyunca bir poşet dolusu çöpten fazlasını üretmemeye çalıştık. Ve başardık. Bu başarımızı da evimizde verdiğimiz bir parti ile kutladık. Bu partiye yaklaşık yüz kişi katıldı ve partinin sonunda çöp üretmemeyi yine başardık. Sadece bir arkadaşımız yanlışlıkla bir paket cips getirmişti. Bunun dışında çöp üretmedik. "
Yeni Zellanda'da her hafta 22 milyon plastik poşet kullanılıyor. Bunların her biri çöp arazilerini ya da okyanusları boyluyor. Doğada yok olmaları ise 500 yıl sürüyor.


















