11.04.2009
10.04.2009
Wolke 9
“Wolke 9″u dün seyrettim.
Inge 69 yaşındadır. Son 30 yıldır 80 yaşındaki Werner ile birliktedir. En çok birlikte yapmayı sevdikleri şey trenle seyahat etmektir. Gidecekleri yeri son anda Werner seçer. Inge nereye gidileceğini bilmez. Tek bildiği Werner ile seyahat edecek olduğudur. Birgün Inge gidilecek yeri kendisi seçer, üstelik bu seyahatte bu kere yanında Werner olmayacaktır.
Film hakkında İnternet'te kısa bir araştırma yapacak olursanız, "Doğu Almanya kökenli yönetmen Andreas Dresen’in Almanya’daki yaşlı insanların seks hayatını konu alan “Wolke 9″ filmi ülkede büyük tartışmaya neden oldu", "Almanya’da yaşlıların seks hayatını konu alan "Wolke 9" isimli film, yaşlı nüfusun giderek arttığı ülkede büyük tartışma yarattı." gibi sığ cümlelerle (yorum veya eleştiri diyemeyeceğim bunlara) karşılaşmanız oldukça olası.
Alman yönetmen bu filmle birçok şeyi sorgulamanıza neden olacak, ama filmi seyrettikten sonra sorgulayacağınız en son şey eminim "yaşlı insanların seks hayatı olacaktır". Zira kendisiyle yapılan röportajda şöyle demiş yönetmen, "Bu film esasen bir aşk filmi, seks değil".
Bu garip cümleleri okuyunca, aklıma haberlerde gördüğüm Irreversible filmini yarıda bırakıp çıkan ve "öğğk dayanamadım valla" tarzında laflar geveleyen insanlarımız geldi. Irreversible'da Gaspar Noe'nin yaptığı gibi, Wolke 9'da da Andreas Dresen’in filminin ilk bölümüyle sizin sinema tutkunuzu, dünyaya bakış açınızı, değer yargılarınızı sınadığını düşünüyorum. Ancak bu testi başarıyla geçtiğiniz takdirde, filmin ve sinemanın eşsiz tadını alabilecek, aksi halde Irreversible'dan yarıda çıkan yığınların arasında yerinizi alacaksınız.
Son olarak, filmin adını biraz araştırdığımda "Film adını, John Lennon'un Cloud 9 adlı şarkısından almıştır"ın ötesinde bir bilgiye rastlamadım. Hatta bu yanlış bilginin üzerine Canım Medyam hiç araştırmadan atlamış. İyi ama Lennon'un böyle bir şarkısı yok ki... Meğerse Lennon'un "Nobody Loves You" adlı şarkısında geçen "nobody sees you when you're on cloud nine" dizesi vermiş filme adını. Bu Andreas Dresen’in en sevdiği şarkıymış zira.
Filmin Resmi Sitesi için burayı tıklayın
Yönetmenle röportaj için burayı tıklayın
İyi seyirler...
Kemal Sunal
Status Quo - In the Army Now
12 yaşındayım.
Bebeklik ve ilk gençlik dönemi TRT-3 ve Polis Radyosu'yla geçmişken, yaz tatilinde teyzemin oğlu Hakan'la keşfediyorum Rock'ı. Poison'u, Def Leppard'ı, Status Quo'yu...
İçimde birşeyler kıpırdıyor...
Şarkının videosu için : Status Quo - In the Army Now
Hor Görme Garibi
Çok başarılı cover'ı dinlemek için Alkışlarla Yaşıyorum
1972 yılında kaydedildiğini unutmayın...
Ajda Pekkan - Dert Bende Derman Sende
Hayat Var'ı hala izlemediyseniz kaçırmayın derim...
Fatih-Turgay
Güngör şaşkın geri mi gelsin ileride mi kalsın, takımla son 35 dakikaya 2-0 mağlup girilmiş. Gol fotoğrafı çekmeyi bir yana bırakıp geldim GS kulübesi önüne. Fatih, Güngör'ü ileri gönderdikçe, Turgay 3. Golü yeme korkusu ile geri çağırıyor, sürtüşme var. Fatih, Turgay hocaya en sonun da bağırmaya başlıyor " KARIŞMA HOCAM SEN " dönüyor Güngör'e git ileri diyor. Önce 2-1 bir korner bir kafa 2-2 Turgay Şeren ağlıyor gözler kıpkırmızı.
quoted from: http://alkislarlayasiyorum.com
9.04.2009
Dişi Aslanlar Avrupa Şampiyonu
İlkleri biz yaparız, tarihi biz yazarız !
ilgili bağlantılar:,
http://w9.gazetevatan.com/Al_sana_kupa/232483/5/Spor
http://www.hurriyet.com.tr/spor/basketbol/11401513.asp?gid=229
http://fanatik.ekolay.net/fanatik/BASKETBOL-Şampiyon-82-61_4_HDetail_28_130142_5.htm



