14.07.2011

Onshore Oil Spill in Turkey


Canım Türkiyem'de bu da oldu.

Zonguldak'ta bir tır, yol kenarındaki zift dolu, ağzı açık varile çarpmış ve varili Zonguldak Valiliği binasına doğru savurmuş.

Yoldan geçen ve üzerlerine zift sıçrayan 1’i çocuk (4 yaşında), 5 kişi yaralanmış. Yaralılar, Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınmış.

1. Valilik Binası önünde, ağzı açıkta, kullanılmayı bekleyen zift dolu bir varil.
2. Valiliğin önündeki caddede, kaldırımdaki varile çarpacak kadar süratli giden bir tır.
3. Olay sonrasındaysa ne tırın plakası ve sürücüsü, ne de yaralanan 2 kişinin adı sanı belli.

"Only in Turkey" damgalı bir haber... Maalesef...

Bu sabah yağmur yok Ankara'da.

Bu sabah yağmur yok Ankara'da.

Gri binaya yeni geldim. Canım çalışmak istemiyor hiç. Gerçi çok bir işim de yok bugün beni bekleyen.

Epeydir aklımda olan, ama uzun zamandır gerçekleştiremediğim, havuza sabah gitme operasyonunu bu sabah hayata geçirdim. 40 dakika havuz, duş, kahvaltı, trafik derken işe geldim.

Sabah sporunun verdiği gevşeklik ve 30'lara tırmanan sıcaklığın bunaltısıyla masamda beni bekleyen evraka göz gezdirirken, oda arkadaşım beni kahkahaya boğdu, ama içsel olarak. Telefonda konuşuyordu. Doğrudan bana anlatmadığı için kahkahalarımı içimden atmayı tercih ettim. Nemlendirici olarak verdikleri krem, kına çıkmış. Bildiğiniz kına, hani evlilik öncesi geceleri yapılan kına. Şimdi dikkatli baktım ellerine, bronzlaşmış geldi elleri. "Yaa, kınalı kuzuya döndüm resmen!" diyor telefondaki arkadaşına.

Sabah kahvemden bir yudum alıp, çalışmaya koyulmalıyım artık, bir başlarsam gerisi gelir mutlaka...

13.07.2011

like


Çin İşi Yakıt Şurubu



2009 yılında dünyanın en çok enerji tüketicisi ünvanını ABD'nin elinden alan Çin'in enerji faturasının neden arttığı sonunda anlaşıldı.

Habere göre, 71 yaşındaki Çinli duvarcı ustası Chen Dejun, öksürük ve göğüs ağrısı için 1969 yılından bu yana ayda ortalama üç-dört litre kerosene (benzinden daha fazla ısı veren, uçak yakıtı olarak kullanılan ve genellikle sanayide kullanılan bir tür petrol türevi) içtiğini söylemiş.

Gayet sağlıklı olan ve hafızası da çok iyi durumda olan Çinli amcaya bu “ilacı” 1969 yılında bir tanıdığı tavsiye etmiş. Kırk yıl önce sigara içmeye başlayan amcanın bu ilacı, elinde 2,5 litrelik kerosen bidonuyla hastanedeki yakınlarını ziyaret etmeye gidince, muhtemelen “Hayrola, jeneratör bakımına mı geldin amca? demiş olan doktorlarca ortaya çıkarılmış.

Amcanın sağlığını gayet iyi bulan doktorlar, amcada sadece anfizem (yakın zamanlara kadar sadece sigara tiryakisi erkeklere özgü olarak bilinen bir hastalık çeşidi. Amfizem, akciğer dokusunu oluşturan elastik liflerin parçalanmasıyla başlar ve bilinen tedavisi yoktur) olduğunu ve amcanın vücudunun yakıt tüketimine alıştığını söylemişler. Hesaplamalara göre amca 1969 yılından bu yana toplan bir buçuk tondan fazla kerosen tüketmiş.

Bir Çinli amca 40 yılda bir buçuk ton yakıt tükettiyse, varın Çin'in enerji faturası 2020'de ne olacak siz hesap edin...

Sinema Cahili Canım Medyam

Canım Milliyet'im, Daily Mail'den şöyle bir çeviri-haber yapmış:

Bir hırsız, Rusya'da girdiği kuaför dükkanının sahibi kadın tarafından etkisiz hale getirilip, üç gün boyunca tecavüz edilmiş.

Haberde şöyle deniliyor: "Taranti'onun ünlü filmi Pulp Fiction'da da, iki soyguncu girdikleri mağazadaki kadın tarafından silah zoruyla alıkonarak günlerce tecavüze uğruyorlardı."

1. Haber Daily Mail'den değil, the Sun'dan alınmış

2. Haberin alıntılandığı the Sun'daki metinde ve bir İspanyol sitesinden gördüğüm kadarıyla, Tarantino'ya yapılan bu saçma atıf, haberi daha ilgi çekici yapmak isteyen, sinema özürlü çevirmen / muhabir / gazeteci arkadaşın cehaletinden kaynaklanmış. Haber metninde doğal olarak böyle yanlış bir bilgi yok.

Haberi Canım Doğan Haber Ajansı, Canım Posta'm da "Copy+Paste"lemiş. Aferin Canım Medyam'a... "Koca bir alkış" Canım Medyam'a...

Not1: Haberin can alıcı detayları atlanmış. Benden öğrenin. "Victor first went to the hospital to treat his swollen testicles and then to the police where he explained he had been held hostage in a back room at the hairdressers, chained up naked with pink fluffy handcuffs to a radiator - and fed nothing but Viagra.

When police arrived to question Olga, she said: "What a b******. Yes, we had sex a couple of times. But I bought him new jeans, gave him food and even gave him 1,000 roubles (around 30 GBP) when he left."

Not2: Yarın bu haberi arka sayfalarda mutlaka okursunuz... Kulaklarımı çınlatın...

17.01.2011

Behzat Ç. vs. Diğerleri

Star TV.'de yaklaşık 3 aydır yayınlanmakta olan Behzat Ç. adlı dizinin dünkü (16 Ocak 2010) bölümünde 19 Ocak 2007 tarihinde gerçekleştirilen Hrank Dink suikastı konu edildi.

Özellikle dün verdiği mesajlar bakımından, halkın vicdanını ekrana yansıttığını söyleyebilirim bu dizi hakkında.


Azınlıkları gündeme getiren, onların haklarını savunan bir akademisyenin öldürülmesinin ardından Komser Behzat Ç. azmettirenlere "Siz de adamı arkadan vurup onurunuzu kurtardınız, öyle mi lan?" diyebilmiştir dünkü bölümde.


Her ne kadar reytin oranları açısından ilk beşe giremese de, giderek daha fazla insanı TV başına oturtan bu dizinin ses getiren dünkü bölümünü Canım Medyam nasıl işledi dersiniz?

İşte yanıtı. Tecavüz, seks içeren abuk-sabuk dizilerle kıyaslandığında, Canım Medyam'ın kaygısının ne olduğunu çok açık anlayabiliyoruz doğrusu.

Dünkü bölümde beni etkileyen ve aklımda kalan şu sahne var. Öldürülen Barış Öncü'nün anma töreninde karanfil dağıtan genç kadın, Komser Behzat Ç.ye de bir karanfil uzatır, ancak polis telsizini görünce elini geri çeker, hemen ardından Behzat'ın etrafındaki kalabalık dağılıverir, tek başına karlı o kalabalık içerisinde Behzat. Bir kez daha yanlış anlaşılmıştır.

Dizi, ekşi sözlükte geniş olarak ele alınıyor, bir yazar şöyle demiş, "Ülkede olup biten bazı şeylerden rahatsız olan insanlar için bir simge olmuştur artık behzat ç."

Bir diğeri ise şunu dile getirmiş, "Çocuklar duymasın, dürüyenin güğümleri, küçük sırlar, papatyam, arka sokaklar" dizi olarak yayınlanıyor ve behzat ç. 'de dizi olarak yayınlanıyor. bence çok büyük yanlış içerisindeyiz. olmamalı bence. hemen başka bir çözüm yolu bulunmalı. Behzat ç. ve diğerleri aynı kefeye konmamalı.

İşte tam da bu nedenle, ben de bu kısa yazımın başlığını "Behzat Ç. vs. Diğerleri" olarak attım.

13.01.2011

Ankara'da hangi sokağın adı "Twitter" olacak?

Takip edenler bilir; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de artık Twitter’da.

Gökçek, gece geç saatlere kadar “06melihgokcek” rumuzuyla Twitter’daki takipçileriyle mesajlaşıyor ve ilginç diyaloglar yaşanıyor.

Bunlardan biri de, Twitter’daki takipçilerinden olan “FKoparan” rumuzlu kullanıcının söylediği ve Gökçek’in kabul ettiği bir öneri!

Gökçek söylediklerinde ciddi mi, şaka mı yapıyor; bilinmez ama, işte o diyalog:

"FKoparan: Artık Ankara'da bir sokağa "twitter" ismi verirsiniz..

06melihgokcek: Olur, belediye meclisine teklif edeceğim. Hangi sokak veya caddeye bu ismi vereceğimizi bir anketle tespit edelim...

FKoparan:
Kızılay'da sakarya vardı… oraya verebilirsiniz.gençlere uyar :)

06melihgokcek: Siz tekliflerinizi isim ve telefonunuzu vererek özel kaleme bildirin. 5052000. Ancak halen ismi olan cadde ve sokakların isimlerini değiştiremeyiz.

FKoparan: O zaman yeni bir kasaba kuralım... Demokrasilerde çareler tükenmez :)

06melihgokcek: Taleplerinizi isimsiz veya numaralı sokak ve caddeler için yapabilirsiniz. Gelecek teklifleri Kızılayda Anket TIR'ında oylarız..."

Siz ne yazardınız?

Hani genelde mezarlıkların girişinde kocaman bir tabela olur, "Her canlı ölümü tadacaktır". Dün bir gazetede, Erhan Onur'un kendi kaleme aldığı "Veda" başlıklı ölüm ilanı yayınlanmış. İşte bu ilanı okuyunca aynı duyguları hissettim. Kendi ölüm ilanınızı yazsanız ne yazardınız acaba?

Şiddetli Vefasızlık

Birbirlerine lise sıralarında âşık olan bir çiftin arasına hastalık girmiş. Evlendikten bir ay sonra hastalanıp, 5 aydır hastaneden çıkamayan Gökhan Acar’ın eşi Muazzez Acar, boşanma davası açmış.

Lise öğrencisiyken tanışan, Gökhan Acar (24) ile Muazzez Acar (24), 20 Temmuz 2010’da evlenmiş.

Bir ay sonra karın ağrısı şikayetiyle Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuran Gökhan Acar’a bağırsak tıkanıklığı teşhisi konulmuş. İlaç tedavisi sonuç vermeyince, ameliyat olan Acar’ın durumu operasyondan sonra daha da kötüye gitmiş ve yoğun bakıma alınmış. Gökhan Acar, beş aydır tedavi görüyormuş.

Gökhan Acar’ın hastalanmadan bir ay evvel evlendiği Muazzez Acar, Şişli 4’üncü Aile Mahkemesi’ne boşanmak için başvurmuş. Acar, boşanma nedeninin şiddetli geçimsizlik olduğunu belirttiği dava dilekçesinde şunları söylemiş:

“Eşim ile bir ay evli kaldık. Aile hayatı yaşayamadık. Sürekli hastanelerde tedavi görmekteydi. Felçli olmasından dolayı hiçbir işte çalışmamaktaydı. Masraflarımı babaannem karşılamıştır. Eşim ile hiçbir şekilde evli kalmamızın imkanı yoktur. Evden ayrıldığım esnada, bana ait olan özel eşyalarımı ve çeyizlerimi vermemiştir. Fiilen biten evliliğin, hukuken sona erdirilmesi için yargıya başvurma zorunluluğu doğmuştur.”

İlgili bağlantı: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/16760193.asp?gid=373

Bir de şöyle bir çift vardı: "Sivas'ta yaşayan 36 yaşındaki Erdal Duran ile 10 yıl evli kalan 31 yaşındaki Ebru Duran, kocasının kendisini sürekli dövmesi nedeniyle, 2007 yılında boşandı. Ancak eski eşi % 90 oranında felçli olarak yatağa düşen Ebru Duran, ayrıldığı eşiyle yeniden nikah kıydı." İlgili bağlantı: http://canercan.blogspot.com/2010/12/vefa.html Rafet'in kulakları çınlasın, bu hayatta neler oluyor!

"Kalp krizi riskine karşı, 50 yaş üstü erkeklere sağlık öğüdü !

Sağlığınız için, 3 beyazdan uzak duracaksınız:

1. Rus
2. Moldovyalı
3. Ukraynalı