9.07.2012

Parlatıcı! Lip shiner!


"Sosyetik güzel" Hande Acar, dudaklarına silikon taktırdığı iddialarını yalanlamış: “Parlatıcı sürmüştüm, o biraz kalın gösterdi, her şeyim doğal.”

She simply said, "That's just a bit of lip shiner".

8.07.2012

Canım Milliyet'im yine sallıyor



Canım Milliyet'im, "Çin'in kuzeydoğusunda bulunan Shandong eyaletinde yaşayan Qingdao Plajı'nın müdavimleri kendilerini güneşin zararlı ışınlarından korumak için bu korkutucu maskeleri kullanıyorlar" demiş.
Yedi yıl önce bu bölgede icat edilen maskeler, güneşin zararlı ışınlarını engellemek için kullanılıyormuş.
Yahu, güneşin zararlı ışınları sadece yüze mi geliyor?
İnsan biraz araştırır, okur, öğrenir ve sonra yazar.
Başta Japonlarda olmak üzere Uzakdoğu'da beyaz ten güzellik şartı olarak kabul edilir ve bu nedenle güneşten korunmaya azami gayret gösterilir.
Bunu bile bilmezsen, işte böyle komik duruma düşersin Canım Milliyet'im.
Canım Milliyet'im, otur sıfır!
Haberin linki

5.07.2012

Canım Hürriyet Otur Sıfır!



(Not: Ekran alıntılarının büyük halleri için, fotoğrafların üzerine tıklayınız).

Canım Hürriyet'im, Otur Sıfır!

"Tara Shears, who works on the LHCb detector at Cern, said. “It’s like turning up to a railway station to pick someone up who you’ve never met before. You arrive at the station, the train comes in, and there’s someone standing on the platform. You’re guessing it’s them, but you’re not going to know until you walk up and check who they are.”

"Liverpool Üniversitesi fizikçisi Tara Shears da, durumu, “Yeni parçacığı görmek aslında uzun bir yolculuğun başlangıcı. Bu, bir demiryolunu tanımadığınız birini almak için döndürmeye benzer. İstasyona varırsını ve platformda birileri vardır. Onları yaklaşana kadar tanıyamazsınız” sözleriyle açıkladı".

turn up

1 to be found, especially by chance, after being lostDon't worry about the letter—I'm sure it'll turn up.2 (of a person) to arrive We arranged to meet at 7:30, but she never turned up. 3 (of an opportunity) to happen, especially by chanceHe's still hoping something (= for example, a job or a piece of luck) will turn up.


Döndür Hürriyet, döndürrrrrrr

Otur sıfır.

26.06.2012

İngiltere'yi bu da kurtaramamış

A desperate fan tried to nobble the star who scored Italy’s winning penalty against England by flashing his willy.


Belki de uğur yapmıştır, kimbilir...

24.06.2012

Tarihi Sansür

Elazığ İl Halk Kütüphanesi Müdürü MÖ 5. yüzyıla ait tasvirlerin bulunduğu, Boğaziçi Üniversitesince çıkarılan Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi´nin 19. sayısını müstehcen bularak, iade etmiş. 

Müstehcen olduğu iddia edilen makale Antik Yunan komedyası hakkında bir çeviri-araştırma dosyası olan “Aristophanes Üzerine” adlı dosyada yer alıyor. Kadının Tasviri: Aristophanes’in Lysistrata’sı ve Yunan Eşlerinin “Hetairalaştırılması”  adlı makale Washington Üniversitesi´nde ögretim üyesi olan Sarah Culpepper Stroup tarafindan 2004 yılında kaleme alınmış.

Makaledeki Antik Yunan hayatı ile ilgili referanslar günümüze kalan yazılı ve görsel malzemeye dayanıyor. Bu malzemelerden en önemlisi de günümüze kadar ulaşan vazo ve kadehlerin üzerinde yer alan tasvirler. Bu tasvirler milattan önce 5. yüzyıla ait. Yazara göre kadın-erkek ilişkilerinin vazo ve kadehler üzerinde nasıl resmedildiği, dönemi anlamak icin çok büyük öneme sahip.