Canım Hürriyet'in haberinde, "Türkiye Foto Muhabirleri Derneği tarafından düzenlenen Vakıfbank–TFMD Yılın Basın Fotoğrafları Yarışması’nda ödül alan kareler, Kızılay Metro’sunda sergilenmeye başladı" diyor.
Son satura dikkat.
Haber için: Tıkla
18.07.2013
12.05.2013
26.04.2013
22.04.2013
21.04.2013
29.03.2013
1.08.2012
10.07.2012
Copy+Paste Canım Medyam!
Canım Hürriyet'in haberi:
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20948986.asp
NTV'nin Copy+Paste haberi (yanlışlık dahil):
http://www.ntvmsnbc.com/id/25365216
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/20948986.asp
NTV'nin Copy+Paste haberi (yanlışlık dahil):
http://www.ntvmsnbc.com/id/25365216
9.07.2012
Parlatıcı! Lip shiner!
8.07.2012
Canım Milliyet'im yine sallıyor


Canım Milliyet'im, "Çin'in kuzeydoğusunda bulunan Shandong eyaletinde yaşayan Qingdao Plajı'nın müdavimleri kendilerini güneşin zararlı ışınlarından korumak için bu korkutucu maskeleri kullanıyorlar" demiş.
Yedi yıl önce bu bölgede icat edilen maskeler, güneşin zararlı ışınlarını engellemek için kullanılıyormuş.
Yahu, güneşin zararlı ışınları sadece yüze mi geliyor?
İnsan biraz araştırır, okur, öğrenir ve sonra yazar.
Başta Japonlarda olmak üzere Uzakdoğu'da beyaz ten güzellik şartı olarak kabul edilir ve bu nedenle güneşten korunmaya azami gayret gösterilir.
Bunu bile bilmezsen, işte böyle komik duruma düşersin Canım Milliyet'im.
Canım Milliyet'im, otur sıfır!
Haberin linki
5.07.2012
Canım Hürriyet Otur Sıfır!
(Not: Ekran alıntılarının büyük halleri için, fotoğrafların üzerine tıklayınız).
Canım Hürriyet'im, Otur Sıfır!
Canım Hürriyet'im, Otur Sıfır!
"Tara Shears, who works on the LHCb detector at Cern, said. “It’s like turning up to a railway station to pick someone up who you’ve never met before. You arrive at the station, the train comes in, and there’s someone standing on the platform. You’re guessing it’s them, but you’re not going to know until you walk up and check who they are.”
"Liverpool Üniversitesi fizikçisi Tara Shears da, durumu, “Yeni parçacığı görmek aslında uzun bir yolculuğun başlangıcı. Bu, bir demiryolunu tanımadığınız birini almak için döndürmeye benzer. İstasyona varırsını ve platformda birileri vardır. Onları yaklaşana kadar tanıyamazsınız” sözleriyle açıkladı".
turn up
1 to be found, especially by chance, after being lostDon't worry about the letter—I'm sure it'll turn up.2 (of a person) to arrive We arranged to meet at 7:30, but she never turned up. 3 (of an opportunity) to happen, especially by chanceHe's still hoping something (= for example, a job or a piece of luck) will turn up.Döndür Hürriyet, döndürrrrrrr
Otur sıfır.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)






